|
| |
tarihçe
sayfası
Kibele ve İyonya Kraliçesi
Anadolu'nun en eski halkları,
"Tanrıça Kibele" isimli güzellik, bereket ve iyiliği
simgeleyen iri yarı ve sevimli bir kadına taparlardı.
Anaerkil bir toplum düzeninin egemen olduğu o çağlarda
Anadolulular, özgürlük ve uygarlığın temel dayanağını
bu tanrıçada bulmuşlardır.
Üç kadınsı özelliği (kız oğlan
kızlık, kadınlık ve analık) şahsında
bütünleştiren bu tanrıça, Luwi, Lelej, Frig, Amazon, Eti
veya Hitit kavimlerinin kutsal önderi idi... Daha sonra Anadolu'ya
gelen Helen kavimleri de Kibele'yi kabullenerek, kendi Olimpus Tanrılarının
Anası ilan etmişlerdir.
1886 yılında, Buca'nın kuzeydoğusundaki bir mağaranın
içinde kayaya oturtulmuş bir dev kadın tanrıça
kabartması bulunarak, British Museum'a taşınmıştı.
Bu kabartmanın Hitit ve Amazon öncesi ilk İzmir'liler tarafından
yontulduğu sanılmaktadır. Batı Anadolu'daki Hitit
kavimlerinin Kibele'ye taptıklarına dair en önemli bulgu ise,
Manisa'nın Spil dağında bulunan 8 metre boyundaki Kibele
kabartmasıdır. Bu kabartmanın yanında yarı
hiyegrolif Hitit yazıları vardır. Kabartma, yapıldığı
yerde aşınmış bir şekilde aynen durmaktadır.
Luwi, Lelej, Frig ve giderek Amazon veya Hitit
türevi halkların oluşturduğu ilk İzmirlilerce adı,
"Spiloslu Ana" idi. Savaş ve barışlarda onun
üzerine yemin edilirdi ve paraların üzerine "Tanrıların
Smyrnalı Anası" ibaresi konmuştur.
Matroon
Tapınağı
İzmirliler
Kibele şerefine şimdilik Tepecik civarında Matroon
denilen bir tapınak inşa etmişlerdi. İ.Ö.300 yıl
önce kentin en görkemli yapısının Matroon olduğu
birçok eski yapıtta geçmektedir. Homeros, tapınağın
özel şarabını Pramniyalı Şarap olarak
isimlendirilir ve çok över. Tanrıça Kibele'nin Matroon Tapınağı,
eğer Lidya Kralı Alyttas'ın tahribinden kendisini kurtaşmışsa,
günümüzdeki İzmir'in altında mışıl mışıl
yatmaktadır...
İyonya Kraliçesi
Hitit Devleti'nin çöküşüne
ve Troya'nın yıkılışına rastlayan M.Ö.1200
yıllarında, İzmir kenti yepyeni bir uygarlık değişimine
sahne oldu. Hellenistan'dan göç eden Aliol denilen kavim, bölgeye
gelerek yerleşti. Biga yarımadasından İzmir'in
kuzeyine kadar olan bölgedeki bu yerleşme sonucunda (Aiolya=Eolya)
denilen bir uygarlık fışkırdı. Özellikle
İllirya'dan gelerek saydıran Dorlar'ın Hellen topraklarını
istilası sonucunda, Batı Anadolu'ya göç eden Grek kökenli
diyebileceğimiz topluluklar ikiye ayrılmıştır:
1
- Biga Yarımadası'ndan
İzmir'in kuzeyine kadar olan yerlere "Aliollar" (veya
Eoller) yerleşiyor ve bu bölgeye "Aiolya"(Eolya) ismi
veriliyordu.
2
- İzmir'den Büyük
Menderes'e kadar olan yörede ise "İyonlar" yer alıyor
ve bu bölgeye "İyonya" deniliyordu.
İzmir, M.Ö.800 yıllarında Kolophan'dan
gelen İyonların egemenliğine girmişti. İşte
bundan sonraki yedi ve sekizinci yüzyıllar İzmir'in en parlak
ve görkemli bir dönemini oluşturmuştur. Homeros'un İzmir'de
yaşadığı yıllar bu döneme rastlar... Tarihçi
Pausanias 23. Olimpiyatlarda yumruk güreşinde (Boks) birincisi
gelen İzmir'li Onomaston'tan söz ederken, İzmir'in daha o yıllarda
İyonya Federasyonu'na girmiş olduğunu bildirir. Bu da 688
yıllarına isabet etmektedir.
Federasyon
Kentleri
"İyonya
Federasyonu", çeşitli kent devletçiklerinin bir araya gelerek
oluşturduğu bir siyasal ve dini birliktir. 12 kentin oluşturduğu
bu birliğe daha sonra İzmir de dahil edildi. Bu birliği bağlı
kentleri şöyle sıralayabiliriz: Foça, Efes, Milet, Kolophon,
Teos, Klazomenai (Kilizman), Erythrai (Ildır), Priene, Chios (Sakız),
Sisam (Samos), Myus ve İzmir (Smyrna) ... Bu kentler içinde, en
zengini ve mutlusu giderek İzmir olmuştur. Uzak Asya'da uzanan
İpek Yolunun denize açıldığı yerdeki İzmir,
bölge ticaretini ve kültürel yaşamanın elinde tutuyordu. Asya
Ana Tanrıça Tapınma Ayini'ni ve Apaturia Festivallerini düzenleme
hakkı İzmir'indi. Delos Adası'nda yapılan
Geleneksel Apollon Törenleri'nde İzmir'e delegasyon İmtiyazı
verildi.
Antikçağın birçok yazarları,
o dönemdeki Smyrna'nın baş döndürücü güzelliğini
anlata anlata bitiremezler. Homeros'un da bu dönemde İzmir'de yetişmesi
bir tesadüf değildir.
Anadolu
Tanrıçası
Kibele
Tarihin
ilk
ressamlarından
olan Sophilos'un
süslediği
bu
vazo,
İzmir
Bayraklı
kazılarında
ele
geçmiştir
ve
İyonya
dönemini tarihlemektedir.
İzmir'li Pelops,
Peloponnes
yarım
adasına
ismini
verdikten
sonra
ilk
olimpiyatları
başlattı.Pelops'un
sporcuları
bir
vazoya
resm
edilmiş.
| |
Kimlik Numarası Sorgulama
Vergi
Numarası Sorgulama
SSK
Emeklilik Ne Zaman
Hava
Tahmini
Trafik Ceza Puanı Sorgusu
THY Uçak Saatleri
Deprem Nedir?
Posta Kodu Öğrenme
Nöbetçi Eczaneler
Hastaneler
|