IZMIR

 Tarihçe Sayfası

İzmir'in iç içe yaşayan cami, klise ve sinagogları

İzmir bir hoşgörü kentidir. yüzyıllarca hiç bir ciddi olay meydana gelmeden cami, klise ve sinagog beraberliği, bu Türk kentinde iç içe yaşamıştır. Dinlerarası hoşgörü, Yunan işgali hariç tutulursa bu kentte örnek biçimde oluştu.

İzmir'in ünlü Camileri

Osmanlı eyaletleri içinde Osmanlı mimarisinin abidevi yapılarının en az olduğu yer İzmir'dir. Dikkat edilirse Osmanlı padişahları adına tek bir yapı bulunmamaktadır. ayrıca İzmir'de bulunan Osmanlı dönemi eserlerinin mimari üsluplarının son derece sade ve gösterişsiz oldukları da dikkat çeker.

Konak Camii

Tarih kesin olarak belli olmasa da, caminin bir 18.yüzyıl yapısı olduğu anlaşılmaktadır.Bir öğrenci çalışmasında ise vakıf kayıtlarında caminin 1309(1891-95) tarihinde inşa olduğunun belirtildiği yer almaktadır.

Birinci Dünya Savaşı yıllarında Vali Rahmi Bey'in camiyi onarttığı bilinmektedir. Caminin kapısı üzerinde bulunan mermer süslemeler ile, Mimar Tahsin Sermet'in yaptığı olan Milli Kütüphane ve Milli Sinema'daki mermer süslemelerin benzerliği göz önüne alınırsa, bu onarımın Mimar Tahsin Sermet tarfından yapılmış olduğu düşünülebilir.

Kemaraltı Camii

İzmir'in belli camilerinin sıralandığı Anafartalar Caddesi kenarında, eski içliman kıyısındadır. 1960 yılında inşa edilmiştir. Anafartalar Caddesi ile 853 ve 856.Sokaklar arasında bulunan bu cami, 1812 yılında esaslı bir tamir görmüştür. Etrafında medrese, kütüphane ve sebilide vardı. Zeminde olup, tek bir kubbe, bütün cami sathını örter.

Salepçioğlu Camii

850 ve 917.Sokaklarda olup, son derece zarif bir yapı tarzına sahip olan cami Kemeraltında, bulunmaktadır. 1906 yılında Salepçizade Hacı Ahmet Efendi tarafından tek büyük kubbeli olarak yaptırılan camii, ince yapılı, zarif bir minareye sahiptir.

Camii'nin dış duvarları mermer ve yeşil taşlarla örülmüştür. Büyük kubbesi altın varakla işlenmiş olan caminin son cemaat yerinde üç kubbesi bulunmaktadır. İzmir'in en nadide camileri arsında sayılır. Kemeraltı'ndan gitmek istenirse, Salepçioğlu Hanı'nın içinden geçilerek erişilir.

Başdurak Camii

Hacı Hüseyin Camii ile ilgili en eski kaynak Evliya Çelebi Seyanetnamesi'nde yer almaktadır. Evliya Çelebi, caminin yapısal özelliklerini belirttikten sonra kapı üzerinde yer aldığını söylediği bir kitabenin metnini vermektedir.

"Kıldı hoş sa'y-ı himem sıdk ile ol Hacı Hüseyin..Yapıldı bu kabe-i uşsak-ı zehi cay-i emin İtmamın görücek dedi şifayi tarihin Barek -Allah zeci cami-i firdevs-i berin. Sene:1062(1652)"

Daha sonraki yıllara ait çeşitli vakfiyelerde Hacı Hüseyin Camii'den söz edilmekte, 19.Yüzyıldan sonra ise camii, bulunduğu mevkiin adını alarak Başdurak Camii olarak anılmaktadır.

Hacı Hüseyin Efendi'nin kimliği ve yaşadığı dönemle ile ilgili olmamasının yanı sıra, camiinin yapılış dönemine ait vakfiyesi de bulunmamaktadır.

Kestane Pazarı Camii

Kestane Pazarı Camii eski iç liman kenarında olması nedeniyle Evliya Çelebi, minareye güçlükle oturttuklarından sözeder.

Çelebi'ye göre 1667 yılında yapılan camii, kare bir meken üzerine büyük bir kubbeyle etrafında dört kubbeden oluşmaktadır. Son derece güzel olan mihrabın Selçuk'taki İsa Bey Camiiden getirildiği söylenir. Giriş kapısı üzerinde bir kitabenin yer aldığı Kestane Pazarı Camiinin son cemaat yerinde üç kubbe bulunur. 872 ve 882.sokaklardadır.

Şadırvan Camii

Cihannüma'ya göre İzmir'in Ulucamii olan "Niflizade Camii" bu olmalıdır. Zira "derya tarafında ve denize yakın" idi. Anafartalar Caddesi ile 912 sokak köşesinde olup, ismini altında ve yanında bulunan şadırvandan almıştır. Evliya Çelebi camiinin yapılışı için 1636 tarihini vermektedir. 1815 yılında da önemli bir tamir görmüştür. Evliya Çelebi'nin "bir beyaz inciye" benzettiği bu camiin altında o zamanlar "serapa aktar dükkanları" vardır.

Hisar Camii

1872 yılında kale arkasında, bugünkü Kemeraltı iş merkezi Hisarönü mevkiinde bulunan camii, 1592 yılında Yakup Bey tarafından yaptırılmıştır. Ortada bir büyük kubbe sekiz fil ayak üzerinde durmakta, yanlarda üçer büyük, geride üç küçük ve son cemaat yerinde yedi küçük kubbesi vardır. Batısında bulunan minaresi tek şerefelidir.

Mihrap minber ve vaaz kürsüsü son derec özenli işlenmiş tezyinata sahiptir. Sütun başlıkları ve diğer süslemeleri oldukça korunmalı bir durumda günümüze gelebilmiştir. Camii 1813, 1881, 1927 ve 1980 yıllarda onarım görmüştür.

Hatuniye Camii

Anafartalar Caddesi ile 943 sokak köşesinde olup eskiden yanında geniş bir medresesi de vardı.

17.yüzyıl başlarında Tayyibe Hatun adında hayırsever bir kadın tarafından yaptırılmıştır. Bir büyük ve iki küçük kubbenin örttüğü, iki eklentili bir gayrimuntazam planlı camii, 1737 de önemli tamir gördü.

Kiliseler

Katolik Kiliseleri: Dom Kilisesi (Şehit Nevres Bul.29), Saint Policarpe (Gazi Osman Paşa Bul.No:18), Santa Maria (Halit Ziya Bul.No:67), Domeniken Kilisesi (1408 Sokak No:8), Notre Dame de Laurdes (81 Sokak No:11), Saint Jean Babtiste (Kemalpaşa Cad.15 Buca), Santa Maria (Bornava), Saint Antoine (1611 Sokak No:7 Bayraklı), Saint Helene (1729 Sokak No:53 Karşıyaka)

Protestan ve Anglikan Kiliseleri: St.John Kilisesi (Talat Paşa Bul.Alsancak Garı karşısı), Mary Magdelena (Hürrüyet Cad.18 Bornova), Felemenk Protestan Kilisesi(1274 Sokak No:24).

Sinagoglar

Beth İsrael (Mithatpaşa Cad.265), Sinyora Giveret(927 Sokak 77), Şaar Aşamayim (1390 Sokak 4/2), Hevra (Talmut Tora (937 Sokak 4/17), Şalom (927 Sokak 38), Bikur Holim (İkiçeşmelik Cad.40), Algazi (927 Sokak 73), Etş-Hayim (937 Sokak 5), Bet İllel (920 Sokak 23), Roşaar (3.Karataş 281 Sokak 67).