|
| |
Tarihçe Sayfası
Agora'da Tarihle Randevu
M.Ö.
133 yılında Bergama Krallığı'nın sahneden çekilmesi üzerine Roma İmparatorluğu
egemenliğine giren İzmir, özellikle İmparator Avgustus (M.Ö.44 - M.S.14)
zamanında barış ve sükun içinde geçecek görkemli bir döneme adımını
attı. İzsanları, sevgi aşk dolu idi...
Roma zamanında, tüm
yazarlar ve ozanların aynı görüşteydi: "Doğu'nun Gerdanlık Kız'ı
Smyrna, en güzel çağını yaşamaktadır.."
Ne yazık ki, M.S. 178'de müthiş bir deprem oldu. Mermer sütunlu
binalar, kağıttan şatolar gibi devrildiler. İzmir, yerle bir olmuştu. Açlık,
yangın ve salgın hastalık, vahşi kurtlar gibi saldırdı güzelim İzmir'lilere...
O yıllarda kentte "Aristides" isimli bir söylevci
yaşardı. Balıkesir doğumlu bu söylevci astımlı olmasına karşın, eşsiz
söylevleri ile halkın sevgisini kazanmıştı.
Manisa'lı Antikçağ Tarihçisi Pausanias'e göre, depremin
olduğu yıllarda 60 yaşında olan Aristides, bir gün rüyasında Baştanrı
Zeus'u gördü. Zeus, İzmir Agora'sı Zeus Soter Sunağı'nda bir boğa kurban
ederek, kent üzerindeki felaket bulutlarının dağıtılmasını istemişti.
Aristides'in rüyası
Aristides, İzmirlilere rüyasında Zeus'u gördüğünü
iletti. Halkın arasına karışarak, yeniden kentlerini kurmaya çabalamalarını
ve kesinlikle vazgeçmemelerini istedi. Morallerini düzeltmek için onlara şiirler
okudu. Aristides şiir okurken, halk sarsıntıların durduğunu fark etti.
Aristides, İmparator Marcus Avrelyus ve Romalı senatörlere
baş vurarak yardım istedi. Çok geçmeden yardım getiren yüzlerce kadırga
Kordonboyu'nu doldurmaya başlamıştı. Kent, yeniden inşa edilmeye başlandı.
İzmirliler, yüce Aristides için Agora'ya bir büst
diktiler. Büstün kaidesinde "Aristides Smyrneos" (İzmir'in Çocuğu
Aristides) yazılmıştı. Günümüzdeki İzmir'i belki biraz da Aristides'e
borçluyuz değil mi?
Günümüzde Agora'ya gittiğimizde tarihle buluşmuş oluruz
sanki.. İzmir Agora'sı, Büyük İskender tarafından yeniden kurdurulan
kentin iskanı sahası Kadifekale'nin kuzey yamacında, şimdiki adı ile
Namazgah mahallesindedir. Eskiden Türk mezarlığı olan Agora kalıntları, yüzyıllardır
yarı açıkta duran bazı mermer sütunların ilgi çekmesi sonucu ortaya çıkmıştır.
Agora'nın ortaya çıkarılmasındaki en büyük hizmeti, İzmir Arkeoloji Müzes'nin
eski Müdürü Selahattin Kantar yapmıştı.
Türk Tarih Kurumunun yardımı ile 1932 - 1941 yıllarında
bizzat kazıları yürüten Selahattin Kantar ve daha sonra Agora hakkında çeşitli
yayınlar yapan Arkeolog Hakkı Gültekin, Roma dönemi İzmir'ini aydıtlatm açısından
paha biçilmez bir hazine olan Agora'yı gözler önüne sermişlerdir.
Küçük Faustina
İzmir, M.S.178
yılında müthiş bir deprem sonucu yerle bir olmuştu. Kalıntıları bulunan
Agora'nın 178 yılından sonra İmparator
Marcus Avrelyus'un yardımları ile yeniden inşa edilen Agora
olduğu tespit edilmiştir. Çünkü İmparator'un
eşi Küçük Faustina bu tarihten sonra Anadolu'da vefat etmiştir.
Agora'da Küçük Faustina'nın büstünün
yapışık olduğu bir kemer bulunmuştur. Bu nazlı Kraliçe'nin güzelim büstü
günümüzde de Agora'yı süslemektedir.
İzmir Agora'sı bir ticari Agora değil, aksine bir devlet
Agora'sıdır. Yani devletin ticaretinin ve ekonomisinin düzenlediği bir
kurumdur.
Ticari Agora'larda bulunmayan bir Bazilika'nın ve içinde
mahkeme salonlarının bulunuşu ve 28 adet dükkanın devletin emtia ve donanımını
korumakla ilgili bulunması, bu yapının İzmir'deki Roma Bürokrasisi için
son derece önemli bir yer olduğu belgelenmektedir.
Balıkesir'li Aristides'e göre, Agora aynı zamanda dini bir
hüviyet taşımaktaydı.
İzmir Agora'sı günümüzde turistlerin büyük ilgisini çeken
bir yapı olarak, yarı yarıya gün ışığına çıkarılmış görüntüsü
ile İzmir'i süslemektedir. Agora'nın çevresinde daha nice Eski İzmir kalıntılarının
bulunduğu tahmin edilebilir.
| |
Kimlik Numarası Sorgulama
Vergi
Numarası Sorgulama
SSK
Emeklilik Ne Zaman
Hava
Tahmini
Trafik Ceza Puanı Sorgusu
THY Uçak Saatleri
Deprem Nedir?
Posta Kodu Öğrenme
Nöbetçi Eczaneler
Hastaneler
|